Monday, 11 October 2010

Gece Nöbeti

Saat 00:00'yi vurduğunda omuzların üzerinde yoğunlaşan yorgunluk hissi ve ağırlık sanki sırtında gün boyunca taşıdığın bir yük gecenin sonunda rahatsızlık vermeye başlıyor, boynun tutulmuş durumda. Yatağına doğru giderken başlıyor sorgulamalar, hesaplaşmalar. Nasıl bir gün geçirdin, ne kadar doldurdun içini? Yastığa kafanı koydun usulca sızmayı bekliyorsun, sessizlik, sakın sessizliği bozma yavaşça dön sola, gözlerini sakın açma, açma yanındaki yastık boşsa boş dert etme, uyumaya odaklan, sessizlik, koku, koku falan yok, özlemek mi sakın, aramayı çıkar aklından aramak yok, sessizlik, eski günler hatırlamayı bırak, sevgili değil, artık değil yabancı, üstelik çok yalancı, hayır olamaz o yalan söylemezdi, savunmana gerek yok, onun yerine düşünmeyi bırak, özlemiyor, sessizlik, sıcaklık,  bu nerden çıktı, kes ağlamayı, ağlamak yok, geçti...