Thursday, 12 March 2015

Üç Noktayla Bitirilmiş

Kırıldınız... Belli ki duvarlarıma çarptınız. Bin tane yol aradınız. Kapı bulamadınız, tırmanmaya uğraştınız. Işığımı göremediniz sokak lambaları getirdiniz aydınlatmaya çalıştınız.
Yıldınız... Ne yapsanız boşa çıktı. Beni bu yalnızlıktan kurtaramadınız. Kurtamazsınız. Anlatmaya çalıştım.
Dinlemediniz... Asla gerçek olmayacak bir hayale kapıldınız. Kurtarılmayı bekleseydim. Etrafıma örmezdim o duvaları. Her zorlayana biraz daha yükseltmezdim. Tüm kapılarımı kapatıp onlarıda tuğlalarla örmezdim. Işık sızdıracak tek bir delik bile bırakmadım.
Ne sandınız... Siz de diğerleri gibi ama diğerlerinden farklı olduğunu kanıtlamaya çalışan sadece sizmişsiniz gibi, olabildiğince sıradan erkekler gibisiniz. Bense bu farkı hissedebilecek kadar yaşamış sayılırım. Belki daha önceki hayatlarımda bile hep aynı kişiydim. Hiç değiştirilmeden yüzlerce kez belki bu sefer değişir umuduyla dünyaya getirilmiş. Adem ile Havva'nın bile diğer hayatlarında yasak elmayı yemiş olduklarını düşünmüyorum ama ne yazık ki ben hep aynı boku yedim.
Duvarlarıma çarpıp çarpıp kan revan içinde kalan ve önünde biriken ceset adamlar. Sizin için hiç üzülmüyorum. Tek bir göz yaşı bile dökmüyorum. Size hiç acımıyorum. Siz en başından kaybedenlersiniz.
Ve siz en taze ceset olan siz... Lütfen siz de diğerleri gibi uzanamadığınız ciğeri mındar etmeyin. Hiçbirinin ruh eşi ben değildim. Ben değildim elmalarının yarısı. Sizin de olamazdım. Çünkü ben hiç yarım kalmadım. Daha yarımı bırakmadım...
Paramparça ettin her şeyi...

Sunday, 16 November 2014

Biliyorum ki hiçbir acı sonsuza kadar sürmez ve asla ilk gün ki kadar acıtmaz insanı.. Kalbim, sen yeter ki inan, bunu da atlatacağız..


Wednesday, 12 November 2014

Tuesday, 31 January 2012

Belki..

Günler geçerdi, belki güzel, belki sıkıcı, belki eğlenceli, belki dopdolu, belki de bomboş, havalar soğurdu belki, belki ısınırdı, belki güneşli, belki yağmurlu, belki karlı, belki de parçalı bulutlu olurdu, ben belki dışarı çıkardım, belki evde otururdum, belki birileri gelirdi, belki de kapımı çalan olmazdı. Belki kitap okurdum, belki kaçırdığım dizinin tekrarını izlerdim, belki ağlardım, belki de uyurdum. Mevsim değişirdi, belki kış olurdu, belki yaz, belki son bahar, belki de ilkbahar.
Bize biçilen zaman belliydi. Mevsimlerin değişimini de gördük, havaların ısındığını, soğudunu da. Güneşi de, yağmuru da, karı da, parçalı bulutları da gördük. Evde de oturduk, dışarı da çıktık, kaçıdığımız dizi bölümlerini de izledik, kapımızı çalan da oldu, kimsenin gelmediği de. Bazen güldük bazen ağladık.
Şimdi biz yokuz diye dünya duracak değil dönüyor hissediyorum, yine kış geldi geçiyor, yine mevsimler değişecek, yine günler geçecek ve ben, belki sen, belki ikimiz duracağız ve dünya döndükçe tekrar karşılaşabilme ihtimalimiz belki hiç olmayacak, belki de..

Saturday, 26 November 2011

English Feelings :)

Sometimes it comes a time that you want to speak but some things are blocked your throat and you have to keep quiet.
Can't say good bye, can't say miss you. Just you need to "be quiet ".

Wednesday, 12 January 2011

Paranın Laneti - 12.01.2011



Verilen sözlerin peşine düşemeyeceğim artık, yıkılan umutlarımın hakkını savunamayacağım.

Sonuncusu tam bir felaketti. Aşk yokmuş arada söylenmiş her cümlesini atlayarak bu sonuca dayattırılıyorum. Para konuşuyormuş, peşine düşülen beraber harcanan zamanların özlemi olsaydı mutlu etmek için yapılanların minnettarlığı olsaydı bunu ancak romanlarda okurduk benimse romansı bir hayatım yok. Paranın insanın içinde ne büyük bir yara açtığını gördüm, herşeyi bir anda silip gözünü bürüyen para hırsından bir aşk çıkmayacağını da öğrendim. Gözyaşımı değersiz gören adamlara aşık olunmaması gerektiğini de. Neyse ki gönlünü aldım kalbinin ortasında açılmış deliği 1700 lira ile kapattık. Kanaması da acısı da kalmadı. Benim için ödediği hesaplar kaldı ama o kadarını sinesine çekti anlaşılan. Arkamda gözü dönmüş kalmasın istedim.

Şimdi yalnızım bırakın yalnız kalayım.

Sunday, 9 January 2011

Wish..

I think, I need a miracle until The Valentine Day. :)

Saturday, 27 November 2010

Geri Dönüşüm

Ben dışarı çıktığımda sadece koskocaman bir dünya görüyorum, yalanlarla dolu pislik içinde bir dünya, inanmak istemiştim değiştirilebileceğine ama olmadı..

Zindan kapat yine kendini, duvarlarım yükselin!

Her kim yaklaşırsa yaklaşsın öldürün, yıkmak isteyen, aşmak isteyen kimseyi sağ bırakmayın!