Thursday, 12 March 2015

Yazılan hiçbir şeyin bir değeri kalmadığı için bu site durdurulmuştur. Hayatında bir yerim kalmadıysa kelimelerimde haddini bilmeli. İyi şanslar sevgili...

Vitrin

Yazdıklarımı silmek kadar kolaydı her şey. Zaten başlangıç hep gözlerimin önündeydi. Şimdi kendimi aldım ve en üst rafa koydum. Ben toza toprağa bulanıp gözden kaçacak kadar sokulmuştum aşağılara. Orada öylece unutmuştum kendimi. Benim kanayan yerlerimden gözüken hiçbir yanım yokken senin parıldayan dişlerin uyandırdı beni bu sabaha, bu dünyaya daha net bakabilmemi sağladı. Yerini doldurabilecek birini aramıyorum, asla doldurulamaz yerin biliyorum. Bu hayattaki en büyük hediyen olarak kalacak sevgim. Ama etrafı toparladım ve bir yer açtım kalbimde adı yok, cismi yok biri için, aşk için. Belki de yine ağıtlar yakmak için ama asla gözyaşıyla büyümeyen bir aşk. Bağışladım kendimi, onardım, büyüttüm, olgunlaştırdım, seni neden kaybettiğimi biliyorum artık ve bir daha bu yüzden kimseyi kaybetmicem. Güzel günlerdi, hoş günlerdi hepsi geçti. Şimdi bende kalanları da topla git. Vitrinin en güzel yerinden; en üst, en göze çarpan rafından bakıyorum şimdi hayata. Öğrendim ki kendini hangi rafa koyarsan senin değerine uzanabilecek eller tarafından alınırsın. Hadi bu da kulağıma küpe, hayatıma da tecrübe olsun... Yolun açık olsun.

Aptal

İçimde öyle güzelsin ki, onu kirletmeyeceğim seninle... Sen günden güne kirletirken bedenini, sahte sözcüklerle yalandan aşk seneryoları eklerken ömrüne, ben seni şaşırtacak kadar gerçek kaldım. Ama sen bu gerçeği göremeyecek kadar kör, söylediklerimi duymayacak kadar sağırsın. Bense bunu anlamayacak kadar aptal...

Sonu Olmayan Masal

Bir varmış, bir yokmuş. Kocaman bir şehirde, küçücük, mini minnacık bir evde bir kız yaşarmış. Kimi sevse unutulmuş. Ummuş, ummuş, ummuş, beklemiş, beklemiş, beklemiş... Bir gün sevmekten vazgeçmiş, sevmeyi bırakmış. Böyle masal mı olurmuş?

Kıssadan Hisse

Kalbimin ucuyla da sevsem seni. Yine derin bir ah çekerim.

Potpori

Bir gün ben uyurken gel bana, gir koynuma. Rüyayla gerçek arasında öp beni. Ama sakın uyandırma...
****************************************
Hiç için çekmiyor mu beni? Hiç mi düşünmez, hiç mi endişelenmezsin? Ya bir gün aşık olursam, başka birinin kollarında huzur bulursam, ya yalnızlıktan boğulur seni beklemekten usanırsam.
****************************************
Boynuna burnumu dayamayı özledim...
Midemde bir yanma var, içimde pır pır eden bir kuş. Sakın seni göreceğimden olmasın. Tam gelmişken kıvamıma yine sulanmasın. En iyisi sen ölüçüyü biraz kaçırıpta katılaştır beni. Fazla kırma çokta geri durma. Ölçüsünü buldum. Kulak memesi kıvamında.
Kadınlığımı kaybediyorum. Kadın olduğumu hissettiren her şeyden vazgeçiyorum. Tertemiz bir aşka tutkuyla bağlanmak bu kadını sadece yalnızlaştırdı. Elime geçen apansız gelen bir yalnızlık senfonisi. Söyle bana gerçekten değer mi sana? Değer mi yaşadıklarımıza? Benden bir kadın daha yaratabilir misin, can verebilir misin ölmüş ruhuma? Değneğini uzatana kadar sürecek bu yalnızlık, her geçen gün kaybedilmiş bir kadınlık.

Sadece 2 Seçeneğin Var Kırmızı ya da Mavi

Çok kitap okumakla yazar, çok film izlemekle yönetmen, çok gezmekle alim, çok düşünmekle socrates, çok aşık olmakla adam olamazsın. Ama beni çok seversen seni dünyanın en mutlu adamı yapabilirim. Ve kimsenin okumadığı bir roman, izlemediği bir film, gitmediği bir yer, düşünemediği bir ütopya ve daha önce yaşamadığı bir aşkla, hiçbir bakış açısının kesişmediği o kör noktada seninle yaşlanabilir, seninle ölebilirim.

Merhaba

Bugüne kadar benim için hep bir şeyler yaptın. Artık bunların karşılığı olarak sana uzatıyorum dost elimi. Hiç kabullenemeyeceğim bir gerçeğe senin için katlanıyorum. Soru sormuyorum, sessizce bekleyip cevapların beni bulmasını da beklemiyorum. Belki de uzun zamandan beri istediğin sıradan biri olmaktı. Belki hiç yakıştırmadın üstüne benim sana olan aşkımı. İçimi boşalttım, üstüme rahat bir şeyler geçirdim. Gözlerimi sana çevirdiğimde parlayan o ışıkları söndürdüm ve karanlıktan korkmamaya çalıştım. Boşluğa düşmekten korkmuyorum çünkü düştüğümde kavuşacak dudaklarımız olmasa da dost elini yakalayacağımı ve beni hiç bırakmayacağını biliyorum. Şimdi bu sıradan kadın seni heyecanlandıran kadınların hikayelerini bile dinleyebilir artık. Buna alışmak için gitmiştim. Geri geldim. Sadece bir merhaba diyip yoluna devam edebilirsin. Aşkın içinde bazen acıtsa da vazgeçmenin de olduğunu bilecek kadar yaşadım. Dünyanın en aşık kadını, en aşık olunası adamını mutlu etmek istiyorsa o zaman vazgeçmeyi de bilmeli.