Karandan koptuğumda denizlere attım kendimi...Çok fırtınalar gördüm, çok akıntılara kapıldım. Girdaplara dolandım, battım. En derini de gördü gözlerim, en sığ yerleri de. Bazen mağaralara saklandım. Bazen açık denizlerde yunuslarla oynaştım. Deniz kızlarına inandım ama hiç rastlamadım. Batan gemileri, sular altında kalmış şehirleri gezdim. Boğulurken çırpınan insanları seyrettim. Nasıl da önemliydi nefes almak anladım. Hayatta kalmak adına çırpınmak, insanın her daim kendi kendine açtığı savaş, evet yaşamak yaşamaya çalışmak olmalı. Ama en çok barışmaları sevdim. Affetmek hep yaptığım bir şeydi ama bir kez olsun affedilmek istedim göklerde dolaşan o yüce varlıktan. Karanlık bir köşede hayaller kurdum, zamanı geçse de acımasın ekşimesin diye salamura ettiğim hayallerimi bir kavonozun içine yerleştirdim. Gün olur kapağı açılır keskin bir koku yayılır etrafa. Olmuş mudur acaba? Biraz daha zaman biraz daha sabır gerek açlıktan ölmezsek. İnsan yalnız kalabilir mi? Aşk olmadan yaşayabilir mi? Tatsız tuzsuz bir yemek gibi, beğenmedim bu fikri. Kopan buz dağlarında ayrı düşen sevgililerle tanıştım. Hiç birinin canı benim kadar yanmıyordu. Hayret!!! Eriyen buzla birlikte eriyordu aşkları, özlemleri, unutuyor ve unutuluyorlardı. Yeni bir buz prensi bulup yeniden aşık olabiliyorlardı. Zamanla akıp gidiyorlardı. Ben de deneyebilirim. Bermuda üçgeninin tam ortasında durup bir şeyleri kendime çekebilirim belki. Aslında gerekte yok hayran hayran bakışlar seziyorum üstümde. Bana doğru açılmış kollar görüyorum. Başını döndürebildiğim erkekler ısrarla hayatıma dahil olmak adına kapıyı açmamı bekliyorlar. Halimden memnunum evde yokum. Elimin tersiyle itiyorum. Dalıp dalıp çıkıyorum nefesim yettiğince. Gel-git'ler başlıyor sular çekiliyor içimde. Sonra güneş batıyor. Kendimi bırakıp öylece yıldızları izliyorum. İkimiz için de bir tane tutuyorum. Hangisini seçsem kayıyor, dilekler çoğalıyor. Dur bekle bu sefer gitme, düştüğün yere kadar kaçırmadım gözümden avucumdasın. Az daha bekle, beni düşünme avucumdaki yıldızla yakında vuracağım kıyıya...
Subscribe to:
Post Comments (Atom)


No comments:
Post a Comment