Thursday, 12 March 2015

Kağıt Bebek

Sür sürebildiğin bütün kremleri yarana. Tesiri olmasa da hafifletir acını. İş, güç, koşturmaca... Her günüm bir önceki günün tekrarı. Arada bir kırdığım kalpler, anlaşamadığım insanlar, işten sonra çay, kahve, muhabbet. Günleri dolsunlar diye ıvır zıvırla geçiştiriyorum. Otuzuma ne kaldı bak ben de endişeleniyorum. Yalnız mıyım evet yalnızım ama bunu en çok uyku öncesi, uyanıklık sonrası bir dönemde anlıyorum. Bazen uykum kaçtığında yastığıma sarıldığımda ya da yorganıma dolandığımda. Anladım ki duygusal biri değilim aslında. Ne iltifatlardan hoşlanıyorum ne uzun lakırdılı cümlelerden ne çiçeklerden ne süprizlerden. Aşık olabilmek için hiçbir metaryal yok elimde. Açık arttırmayla sattığım ruhum çok ucuza gitmiş, alanın vay haline. Hepsi yalan aslında, hepsi uydurma. Sana özel bir klasör açtım. Ve geri kalan her şeyi geri dönüşüm kutusuna fırlattım. Ben seninleyken çok farlıydım. Ama artık adını hatırlayamadığım şairin de dediği gibi aksi, nalet, huysuz biri oldum son günlerde. Laflarımla sokup, senin hiç görmediğin şekilde ukala tavırlar sergiledim. Bir bir kaçırdığım adamlar oldu, yanıma yanaşmaya pişman olan adamlar. Hiç canım yanmadı, hiç gözüm kalmadı. Bir çoklarına ressam olmaya ama hep senin resmin kalmaya hadi şerefine.

No comments: