Thursday, 12 March 2015

Sen gideli çok oldu ama yerinin boşluğunu hiç kabullenmedim. Az sonra çıkıp gelecekmişsin gibi hala her şey senin bıraktığın yerde. Sanki az ötedeki bakkala gittin ama bayırdan çıkmaya zorlanıyorsun da yavaş adımların bu kadar gecikmene neden olmuş gibi. Buzdolabından havaların ısınmasıyla hiç eksik etmediğim cartedor. Gelsen ikram ederim. Yine tepsinin içinde üstüne saplanmış iki kaşığımız olur ve tek anlaşmazlığımız doyduğunda dondurmayı kimin buzdolabına koyacağı olsa keşke.
Bu apartamana günde kaç kişi girip çıkıyor hayal bile edemezsin ben de hiç merak etmezdim senin adımlarının yaklaşıyor olma ihtimalinde bu kadar kafa yormasaydım eğer. Aslında kulaklarımı tıkadığım insanlara bakacak olursam geçen zamanın içinde hiçbir adımın seninki olmadığını da içine katarsam bundan sonrasının da pek farklı olmayacağı konusunda hem fikir olabilirim.
Haklısınız demek sana inanmaktan vazgeçmek olur haklısınız demek beni hayata bağlayan her şeyden vazgeçmek olur.
Nasıl olduğu konusunda kafa yormadın. Bilmedin, bilemezsin...

No comments: